Selam.
Aslında hiç aklımda bugün blog yazmak yoktu ve yazsam da kafamdaki iki konudan birini anlatacaktım ama mutlu anlarımı sıcağı sıcağına yazıya dökmek istediğim için özel bir yazı kaleme (Bir Anıl esprisi olarak kalem değil klavye :D) alıyorum.
Öncelikle daha genel şeylerden bahsedip blogdan payınıza bir şeyler düşmesini sağlamak istiyorum. Ardndan tam olarak kişiselleştirip
günlük kıvamına getireceğim..
Turkcell Teknoloji Zirvesi ile başlıyorum. Bu sene yanılmıyorsam 2.si düzenlenen zirve tam anlamıyla bir teknoloji zirvesi oldu benim açımdan. Kusur aranırsa elbet bulunur, ben de buldum fakat etkinliğin güzelliğini bozacak şeyler değillerdi. Zirve 2 gün sürdü, ben sadece ilk gün katıldım. Haliç Kongre Merkezinin etkileyici havasıyla ve konuşmacıların doyurucu bilgileriyle gerçek anlamda teknolojinin nereye yöneldiğini her bireyin analiz edebileceği bir etkinlik geçirdim. Türkiye'de sonunda teknolojinin konuşulabildiği bir şeyler
yapılabildiğini görmek sevindirici. "Yapılabildiği" diyorum çünkü bundan önce de çok teknoloji konferansına katıldım. Kâh Çırağan Sarayının tutulduğu, kâh 50 tablet hediye dağıtıldığı fakat bana 3in1 düştüğü, kısacası katılımcı çekmek için her türlü maddi imkanın kullanıldığı etkinliklere katılıp içinin ne kadar boş olduğunu, konuşmacıların, konuşmalarına ölesiye reklam yerleştirdiği konferanslar gördüm. Bu konferansta da elbette reklam vardı fakat dediğim gibi gündemi takip eden bir yazılımcı için bile
doyurucu, taze bilgiler içerebiliyordu. Zirvenin BENİ EN MUTLU EDEN KISMI ise "Selfie Çubuğu" elde etmek oldu. Haftalardır aliexpress gibi sitelerde kovaladığım bu çubuğa
Gökhan'ın beni ağlatan fedakarlığı sayesinde bedavaya erişmiş oldum :D
Günün sonunda, Tolga Çevik gösterisi ile de adeta ağladım, gülmekten.
 |
| Çıbıkla ilk selfie, Çoğh eylendim :D |
İkinci olarakta
INTERSTELLAR filminden bahsedesim var. Bilen bilir, blogumda da ara ara bahsederim; iyi bir film kültürüm ve hatta
küçük bir koleksiyonum var. Az önce izlediğim bu filme ise ön yargı ve kötüleyen yorumlar eşliğinde gitmiştim ki yorumlarla hareket etmemek gerektiğini 38.kez anladım. Film
Christopher Nolan hayranlığımı 1.5 den 38 e çıkardı. Bazı filmler vardır artık kült olmuştur ve sarsılmaz yerleri vardır, hem piyasada hem hayranları arasında. Benim de hayranı olduğum, bu filmlerin yerine başkası geçemez dediğim favori filmlerim var. İnterstellar en beğendiğim film oldu mu bunu biraz düşüneceğim ama en iyilerim arasına girip, efsanelerim arasında yerini aldı.
-Gözlerimi kırpmadan izledim!-
Filmin özetinin özeti şu; Her dakikasında zeka kokan, diyaloglarına ve seyirciyi içine çekip sahneleri birebir yaşatmasına hayran olunası bir filmdi. Tabi bir de sahnelerin kusursuzca bağlanmasına ayrı bir cümle ayırmakta fayda var.
Spoiler yemeyin diye çabaladığım için cümlelerim havada kalıyor tabi bu arada :D
Kısacası izledikten sonra bu filmi o noktadan bu noktaya bu noktadan da şu noktaya nasıl bağlayabilir bir insan diyip heyecandan harakiri yapabilirsiniz..
Vee sonunda nazarlara gelen Ayfonumun ekranını yaptırdım. O kadar çok esprisini (lafını, latifesini, çirkinliğini) yaptım ki ciddi anlamda telefon lanetlenmiş olmalı. Ekranı yaptırınca sıfır gibi oldu olmasına ama şimdi de şarj kablosunu kopardım. Zaten şarjım olduğu gün yoktu artık iyice ulaşılmazı oynarım.. Bir de teknoloji zirvesinde Ali sayesinde de bir kılıf kazanmış oldum ki ona da deli sevindim. Kılıf çok güzel la!
Pasaport nasıl bedavaya çıkarılır? diye yazmış ve siz fakirleri sevindirmiştim. Bende o yazıdan sonra yarım kalan pasaport işlerimi hallettim. Bu arada Büşra'ya da aynı yöntemle pasaport aldık ki birinin bu yöntemden yararlanmasını sağlamış olmak çok mutlu etti beni. Neyse sonuç olarak eve geldiğimde, annemin pasaportumu yatağımın ucuna koymuş olduğunu görmemleee... Evet gerçekten hayal gücünüzle sınırlanmıştır bu kısım.
 |
| Germany, loading.. (%70) |
Tüyap kitap fuarına da gittim bu arada. Fuar bildiğiniz gibi, hiç değişmemiş. Ne bir eksik ne bir fazla..
Yine en güzel stand penguen dergisinin. E tabi bende karikatür hastası biri olarak bu sene de bir şeyler aldım standdan.
Onun dışında
Büşra'nın blogunda görüp, okumalıyım dediğim
Yabancı ve Cemre snap attığında ilgimi çeken
Bulantı adlı kitapları aldım. Osman Pamukoğlu reyizi canlı görme şerefine eriştim. Fuarda en çok almayı istediğim kitabı bulamayıp azim ettim ve o kitabı da başka bir yerde buldum o da yarın gelir.
Kitap;
Elveda ve bütün o balıklar için teşekkürler. Evet ismi o kadar güzel ki içeriği kötü olsa bile gam yemeyeceğim.
 |
| Tüyap Kitap Fuarı stoğum |
 |
| Osman Pamukoğlu |
Ve iyice kişiselleştirerek beni en çok mutlu eden olaya geliyorum.
Blogda da bahsetmiş olduğum, en eski arkadaşlarımdan Kadir'in ablası evleniyor. Bu kısım beni ilgilendirmiyor aslında. Olayın beni ilgilendiren boyutu birlikte büyüdüğüm, birlikte çok eğlendiğim ve hakkımda en çok şeyi bilen sokak arkadaşlarımın/dostlarımın
bir araya gelecek olmaları. (Galiba dağıldık derken..)
Kadir erasmus için Almanya'daydı ama düğün nedeniyle İstanbul'a geldi.
Rahmi gemici. 1 yıldır Hindistan, Çin, Brezilya artık ne kadar ülke varsa dolaşıyordu. O da 1 yıl sonra döndü.
Sınavlara çalıştığı için göremediğim Burak'ı göreceğim.
Ve bu ara her hafta görüşüp iddiasına tavla oynuyor olsakta Ali'yi de tekrar göreceğim.
Çocukluğumdan geriye bir Sercan kalıyordu fakat "
O" artık aramızda değil..
O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler..